Şubeler arasında taşınan, fasona ya da numune olarak gönderilen malda sevk irsaliyesi düzenlemek zorunludur. Vergi Usul Kanunu'nun 230/5 maddesi belgeyi satışa değil malın fiziksel hareketine bağlıyor; ortada kesilecek bir fatura bulunmaması yükümlülüğü kaldırmıyor. Sevkiyatın tutarı da sonucu değiştirmiyor. Belgesiz sevkiyatta ceza ilk tespitte 17.000 TL'den başlıyor ve her tespitte yükseliyor.

Bu ayrımı kaçırmak, ön muhasebede en pahalıya mal olan alışkanlıklardan biri. Fatura kesilmediği için belge süreci hiç başlatılmıyor, mal kamyona yükleniyor ve sorun ancak yol denetiminde, sayım farkında ya da incelemede ortaya çıkıyor.
Belge, satışın değil hareketin belgesidir#
Maddenin kurduğu mantık basit: mal bir yerden bir yere gidiyorsa, kimin malı olduğu ve nereye gittiği belgeyle görünür olmalı. Mülkiyetin el değiştirip değiştirmediği bu sorunun cevabını değiştirmiyor.
Kanun metni iki hâli açıkça sayıyor: malın bir mükellefin birden çok iş yeri ile şubeleri arasında taşınması ve satılmak üzere bir komisyoncuya veya diğer bir aracıya gönderilmesi. Uygulamada bu iki hâlin çevresinde, aynı mantığın ürettiği bir sevkiyat kümesi var.
| Mal hareketi | Fatura var mı | Sevk irsaliyesi | Not |
|---|---|---|---|
| Şubeler ve depolar arası nakil | Yok | Zorunlu | Aynı mükellef, aynı vergi kimlik numarası |
| Komisyoncuya veya aracıya satılmak üzere gönderim | Yok | Zorunlu | Mülkiyet devri sonradan doğar |
| Konsinye sevkiyat | Yok | Zorunlu | Fatura satış gerçekleştiğinde düzenlenir |
| Fasona gönderilen ve fasondan dönen mal | Yok | İki yönde de zorunlu | Dönüşte fasoncu düzenler |
| Numune, tecrübe ve muayene şartıyla gönderim | Yok | Zorunlu | Kabul edilirse fatura sonradan çıkar |
| Tamir ve bakıma gönderilen mal | Yok | Zorunlu | Dönüş sevkiyatı da belgelenir |
Fason tarafındaki çift yönlü yükümlülük en çok atlanan satır. İmalatçı ham maddeyi atölyeye gönderirken irsaliye düzenliyor, atölye işlenmiş malı geri gönderirken düzenlemiyor. Oysa dönüşte de mal yolda ve gönderen taraf fasoncu. Fasoncunun kestiği hizmet faturası bu belgenin yerine geçmiyor; biri hizmetin bedelini, diğeri malın hareketini gösteriyor.
Numune gönderiminde de benzer bir boşluk var. Bedelsiz gönderildiği için "satış değil, belge gerekmez" varsayımı yerleşmiş durumda. Bedelin sıfır olması malın hareket ettiği gerçeğini değiştirmiyor; irsaliyeye bedelsiz numune olduğu yazılıyor ve mal öyle yola çıkıyor.
Tablodaki altı satır tüketici bir liste değil. Aynı mantık, fuara ve sergiye teşhir amacıyla götürülen mal ile satıştan sonra alıcı tarafından iade edilen malı da kapsıyor. İade tarafında yön tersine döndüğü için belgeyi düzenleyecek kişi de değişiyor: iade eden alıcı, malın yola çıkmasından önce kendi irsaliyesini düzenliyor. Alıcının vergi mükellefi olmadığı hâllerde ise malı geri alan satıcı belgeyi kendisi düzenliyor. Perakendecilerin en sık atladığı sevkiyat türü bu.
İrsaliyeli fatura ise ayrı bir çözüm değil, iki belgenin tek kâğıtta birleştirilmiş hâli — ve yalnızca satış varken işe yarıyor. Tablodaki hareketlerin hiçbirinde fatura düzenlenmediği için irsaliyeli fatura da kullanılamıyor. Kâğıt fatura yasağı sonrasında zaten kullanım alanı iyice daralmış durumda.
İki yanlış kanı: yedi gün ve 12.000 TL#
Bu iki hata birbirinden bağımsız ama ikisi de aynı sonucu doğuruyor — belgesiz sevkiyat.
Yedi günlük süre irsaliyeyi ötelemez. Faturanın malın tesliminden itibaren azami yedi gün içinde düzenlenebilmesi, sevkiyatın da yedi gün belgesiz kalabileceği anlamına gelmiyor. İki sürenin birbiriyle ilgisi yok. İrsaliye malın sevkinden önce düzenlenmiş olmak zorunda. Belgenin üzerinde düzenlenme tarihi ve fiili sevk tarihi ayrı ayrı yer alıyor; ikisi aynı gün olmak zorunda değil ama sevk, düzenlemeden önceye gidemiyor.
Fatura düzenleme haddi başka bir konudur. 588 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'yle 2026 için 12.000 TL olarak belirlenen had, bu tutarın altındaki satışlarda fatura yerine perakende satış fişi kullanılabilmesine ilişkin. Sevk irsaliyesiyle bağlantısı yok. 4.000 TL'lik bir malın şubeye nakli de, 400.000 TL'lik bir sevkiyat da aynı belgeyi gerektiriyor. Yürürlükteki haddi ve hangi işlemde neyi tetiklediğini fatura düzenleme haddi hesaplama aracında görebilirsiniz.
Buraya bir üçüncü not düşmek gerekiyor. Kâğıt fatura yasağı 1 Ocak 2026'da başladı; basit usul ve işletme hesabı esasındaki mükelleflere tanınan 3.000 TL'lik geçici sınır ise 31 Aralık 2026'ya kadar sürüyor. 1 Ocak 2027'den itibaren tutar sınırı onlar için de kalkıyor. Belge düzeninin tamamı elektronik tarafa kayarken, sevkiyat belgesini kâğıtta bırakmak giderek daha görünür bir boşluk hâline geliyor.
e-İrsaliye tarafında iki şart birlikte aranıyor#
Sevk irsaliyesinin elektronik hâline geçiş, 509 Sıra No.lu Tebliğ'de iki ayrı mantıkla kurulmuş durumda.
Genel bende göre zorunluluk için iki şartın birlikte sağlanması gerekiyor: e-Fatura uygulamasına kayıtlı olmak ve brüt satış hasılatının 10.000.000 TL'yi aşması. Bu had 2021 hesap döneminden bu yana değişmedi; yeniden değerlemeye tabi olmadığı için her yıl artan hadlerle karıştırılmamalı. Haddi aşan mükellef, izleyen hesap döneminin yedinci ayı başında kapsama giriyor.
Sektör bentlerinde ise ciro şartı hiç aranmıyor. EPDK lisansı sahipleri, özel tüketim vergisi üçüncü listedeki ürünlerin imalatçı ve ithalatçıları, maden ruhsatı sahipleri, şeker imalatçıları, demir-çelik imal-ithal-ihraç edenler, Gübre Takip Sistemine kayıtlı kullanıcılar ve hal kayıt sistemine tabi sebze-meyve komisyoncuları hasılatlarına bakılmaksızın kapsamda. Bu bentlerde geçiş takvimi de farklı: şartın sağlandığı ayı izleyen dördüncü ayın başı. İnşaat Demiri İzleme Sistemi kapsamındakiler içinse had 1.000.000 TL'ye iniyor.
Kendi hasılat ve faaliyet bilginizle hangi bendin devreye girdiğini e-İrsaliye zorunluluk kontrolü üzerinden test edebilirsiniz.
Kapsama girdikten sonra fatura üretmeyen sevkiyatların hiçbiri kâğıtta kalamıyor. Şubeye giden mal da, fasona giden mal da e-İrsaliye olarak düzenleniyor. Elektronik düzenlenmesi gereken bir belgenin kâğıda dökülmesi, tebliğe göre belgenin hiç düzenlenmemiş sayılması sonucunu doğuruyor — sevkiyat gerçekleşiyor, elde kâğıt bir belge duruyor, vergi hukuku bakımından ortada belge bulunmuyor.
Belgede ne yazar, ne yazmak zorunda değil#
Sevk irsaliyesinin içeriği faturadan daha yalın ve bu yalınlık bir yanlış anlamaya yol açıyor.
Belgede bulunması gerekenler: gönderenin ve alıcının adı-soyadı ya da unvanı, adresi, vergi dairesi ve vergi kimlik numarası; gönderilen malın nevi ve miktarı; düzenlenme tarihi ve fiili sevk tarihi. Malın bedelinin yazılması zorunlu değil — belge malın nereden nereye, ne miktarda gittiğini göstermek için var, ticari değerini değil.
Şubeler arası nakilde alıcı ve gönderen aynı mükellef oluyor. Belgenin her iki tarafına da işletmenin kendi bilgileri yazılıyor, adres alanında sevkiyatın çıktığı ve vardığı iş yeri ayrı ayrı gösteriliyor. "Alıcı kendim olduğuna göre belge anlamsız" itirazının cevabı da burada: belgenin muhatabı alıcı değil, malın yol boyunca kime ait olduğunu tespit edecek denetim.
Fasondan dönen malda belgeyi fasoncu düzenliyor, çünkü sevki yapan taraf o. İmalatçı yalnızca gidiş yönündeki belgeden sorumlu. İki tarafın da "karşı taraf düzenler" varsayımıyla hareket ettiği durumlarda dönüş sevkiyatı tamamen belgesiz kalıyor.
Taşıma irsaliyesi ayrı bir belgedir#
Sık karıştırılan ikinci nokta bu. Sevk irsaliyesini malın sahibi düzenliyor; taşıma irsaliyesini ise ücret karşılığı eşya nakleden nakliyeci, taşıdığı her araç için ayrı ayrı düzenliyor.
İkisi birbirinin yerine geçmiyor ve bu ayrım cezada doğrudan sonuç doğuruyor: her biri ayrı bir belge nevi olduğu için kademe de ayrı ayrı işliyor. Kendi malını kendi aracıyla taşıyan bir işletme yalnızca sevk irsaliyesi düzenliyor; nakliye hizmeti veren bir işletmenin aracında ise hem müşterinin sevk irsaliyesi hem kendi taşıma irsaliyesi bulunuyor.
Ceza kademeleniyor, üstelik belge nevi başına#
Vergi Usul Kanunu'nun 353'üncü maddesi sevk irsaliyesini faturadan ayrı bir bentte düzenliyor ve cezayı belgenin tutarına değil sayısına bağlıyor. 7524 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeyle ceza artık tespit sayısına göre yükseliyor.
| Tespit sırası | 2026 ceza tutarı |
|---|---|
| Birinci tespit | 17.000 TL |
| İkinci tespit | 35.000 TL |
| Üçüncü tespit | 53.000 TL |
| Dördüncü tespit | 70.000 TL |
| Beşinci tespit | 87.000 TL |
| Altıncı ve sonraki tespitler | 170.000 TL |
Kademe, aynı takvim yılı içinde her bir belge nevi için ayrı ayrı işliyor. Bir takvim yılında tek bir belge nevi için kesilecek toplam ceza 17.000.000 TL'yi aşamıyor.
Denizli'de havlu imalatı yapan bir limited şirketi düşünelim. Ham bezi yıl içinde dört ayrı seferde fason boyahaneye gönderiyor, dördünde de irsaliye düzenlemiyor. Sevkiyatların dördü ayrı tarihlerde ayrı tespitlere konu oluyor:
- Birinci tespit: 17.000 TL
- İkinci tespit: 35.000 TL
- Üçüncü tespit: 53.000 TL
- Dördüncü tespit: 70.000 TL
- Toplam: 175.000 TL
Dört sevkiyatın faturası olsaydı toplam bedeli belki bu rakamın altında kalacaktı. Ceza, ticari işlemin büyüklüğünden bağımsız çalışıyor. Kendi tespit sıranıza ve belge nevinize karşılık gelen tutarı özel usulsüzlük cezası hesaplama aracıyla çıkarabilirsiniz.
Yol denetiminde tek bir araçta birden fazla sevkiyatın belgesi bulunabildiği için, tek kontrolde birden fazla tespitin doğması da mümkün. Aracın üzerindeki her sevkiyat kendi belgesiyle değerlendiriliyor.
Boşluğun asıl kaynağı: fatura üretmeyen hareketler#
Ön muhasebede belge süreci neredeyse her zaman faturayla başlıyor. Sipariş geliyor, fatura kesiliyor, irsaliye onun eki gibi çıkıyor. Fatura üretmeyen bir hareket bu zincirin dışında kalınca kimse belgeyi hatırlamıyor.
Depo görevlisi malı şubeye yolluyor, kimsenin ekranında bir kayıt açılmıyor. Fason atölye işi bitirip malı geri gönderiyor, muhasebe bunu ancak hizmet faturası geldiğinde öğreniyor. Numune paketi kargoya veriliyor, tek iz kargo takip numarası oluyor.
Bu boşluğu kapatmanın yolu sevkiyatı faturadan bağımsız bir kayıt türü olarak ele almaktan geçiyor. PONEO'da sevk irsaliyesinin fatura kesilmeden de tek başına düzenlenebilmesi ve stok hareketiyle aynı kayıt üzerinden ilerlemesi, şubeye ya da fasona giden malın ay kapanmadan görünür kalmasını sağlıyor.
Tebliğ metinlerine ve güncel belge hadlerine gib.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz. Sevkiyat öncesinde sorulacak soru "fatura kesecek miyim" değil, "mal yola çıkıyor mu" olmalı.
- satış olmadan sevk irsaliyesi düzenlenir mi
- şubeler arası mal sevkinde irsaliye
- fasona gönderilen malda irsaliye
- numune gönderiminde sevk irsaliyesi
- e-irsaliye zorunluluğu ciro haddi 10 milyon
