2026 hesap döneminden itibaren geçerli eşikler aktif toplamı 500 milyon TL, yıllık net satış hasılatı 1 milyar TL ve çalışan sayısı 150 kişi. Bu üç ölçütten en az ikisini art arda iki hesap döneminde aşan şirket bağımsız denetime tabi olur. Eşiklerin yükselmiş olması, kapsamdaki bir şirketi kendiliğinden dışarı çıkarmaz.

Üç Ölçüt, İki Yıl, En Az İki Kriter#
11066 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine ilişkin genel ölçütleri yeniden belirledi ve yeni değerler 1 Ocak 2026 ve sonrasında başlayan hesap dönemlerinde uygulanıyor.
| Ölçüt | 2026 eşiği | Çıkış için %20 altı |
|---|---|---|
| Aktif toplamı | 500.000.000 TL | 400.000.000 TL |
| Yıllık net satış hasılatı | 1.000.000.000 TL | 800.000.000 TL |
| Çalışan sayısı | 150 | 120 |
Kural üç katmanlı. Ölçütlerin en az ikisi aşılacak, bu durum art arda iki hesap döneminde gerçekleşecek, ve sonuç izleyen hesap döneminden itibaren doğacak. Yani 2026'da denetime tabi olup olmadığınızı 2024 ve 2025 rakamlarınız belirliyor.
Ölçütler tek başına değil, varsa bağlı ortaklık ve iştiraklerle birlikte hesaplanıyor. Bu ayrıntı grup yapısına sahip şirketlerde tabloyu tümüyle değiştirebiliyor: tek başına eşiklerin epey altında kalan bir ana şirket, iştirakleriyle birlikte kapsama girebilir.
Bir de kapsamın ölçütsüz kısmı var. Sermaye piyasası araçları borsada işlem gören şirketler, bankalar, sigorta ve emeklilik şirketleri, faktoring ve finansal kiralama şirketleri gibi kuruluşlar aktif toplamına ve cirosuna bakılmaksızın denetime tabidir. Aşağıdaki eşik tartışması yalnızca genel ölçütlere göre belirlenen şirketleri ilgilendiriyor.
Aşılan İki Kriterin Aynı Olması Gerekmiyor#
Uygulamada en çok gözden kaçan nokta bu. İki hesap döneminde de "en az iki ölçüt" aşılmış olmalı, ama bunların aynı iki ölçüt olması şart değil.
2024'te çalışan sayısı ve aktif toplamı, 2025'te aktif toplamı ve net satış hasılatı eşiği aşmışsa şart sağlanmış sayılır. Sayım ölçüt bazında değil, dönem bazında yapılıyor.
Çalışan sayısı ölçütü de ayrı bir dikkat istiyor. Yıl sonundaki kadro değil, döneme ait aylık bildirimlerin ortalaması esas alınıyor. Mevsimlik işçi çalıştıran gıda, tarım ve turizm şirketlerinde bu ortalama, herhangi bir ay bakılarak çıkarılan sayıdan belirgin biçimde farklı olabiliyor.
Rakamlar Hangi Tablodan Alınıyor#
Eşik hesabı yapılırken en sık sorulan şey, hangi finansal tablonun esas alınacağı.
Aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı, şirketin ilgili hesap dönemine ait finansal tablolarından alınıyor. Türkiye Finansal Raporlama Standartları ya da Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı uygulayan şirketlerde bu tablolar hazır; uygulamayan şirketlerde vergi mevzuatı çerçevesinde hazırlanan finansal tablolar kullanılıyor.
İki kalem tanım gerektiriyor. Aktif toplamı, bilançonun aktif tarafının toplamıdır — ciro değil, öz kaynak değil, varlıkların toplam defter değeri. Net satış hasılatı ise brüt satışlardan iade, iskonto ve diğer indirimler düşüldükten sonra kalan tutardır; 600'lü hesap grubunun net bakiyesi. Diğer faaliyetlerden olağan gelirler ve faiz gelirleri bu tutara girmez. Yüksek kur farkı ya da faiz geliri olan bir şirketin gelir tablosu toplamı eşiği aşarken net satış hasılatı altında kalabiliyor.
Çalışan sayısı için ortalama esas. Yıl sonundaki kadro sayısı değil, döneme ait aylık bildirimlerden çıkarılan ortalama kullanılıyor.
Girmek ve Çıkmak Simetrik Değil#
Eşiklerin yükseldiğini duyan çok sayıda şirket, 2026'da kendiliğinden kapsam dışında kaldığını varsayıyor. Karar böyle işlemiyor.
Denetime tabi bir şirket kapsamdan iki yoldan çıkabilir:
Art arda iki hesap döneminde ölçütlerden en az ikisinin sınırlarının altında kalmak. Ya da tek bir hesap döneminde en az iki ölçütün %20 veya daha fazla altına inmek. Her iki halde de çıkış, şartların gerçekleştiği dönemi izleyen hesap döneminden itibaren geçerli oluyor.
2026 eşiklerinde ikinci yolun sayısal karşılığı yukarıdaki tablonun son sütunu: aktif toplamı 400 milyon TL'nin, net satış hasılatı 800 milyon TL'nin, çalışan sayısı 120 kişinin altına inecek. Bunlardan ikisi tek dönemde birlikte gerçekleşirse bir yıl beklemeye gerek kalmıyor.
Giriş için iki dönem, hızlı çıkış için tek dönem ama %20'lik ek bir marj. Kanun koyucu, şirketlerin eşik çevresinde yıldan yıla girip çıkmasını istemiyor; ara bölgede kalan şirketi kapsamda tutuyor.
İşlenmiş Örnek: Denizli'de Bir Ev Tekstili Üreticisi#
Denizli'de havlu ve bornoz üreten bir anonim şirketin üç yıllık tablosu şöyle:
| Dönem | Aktif toplamı | Net satış hasılatı | Ortalama çalışan | Aşılan ölçüt |
|---|---|---|---|---|
| 2024 | 430.000.000 TL | 780.000.000 TL | 165 | 1 |
| 2025 | 520.000.000 TL | 960.000.000 TL | 172 | 2 |
| 2026 | 610.000.000 TL | 1.180.000.000 TL | 180 | 3 |
2026 hesap dönemi için 2024 ve 2025'e bakılır. 2024'te yalnızca çalışan sayısı eşiği aşmış, aktif toplamı 500 milyonun, net satış 1 milyarın altında kalmış: tek ölçüt. İki dönemin ikisinde de "en az iki ölçüt" şartı sağlanmadığı için şirket 2026'da denetime tabi değil.
2027 hesap dönemi için 2025 ve 2026'ya bakılır. 2025'te iki ölçüt (aktif toplamı ve çalışan sayısı), 2026'da üç ölçüt aşılmış. Art arda iki dönemde en az iki ölçüt şartı tamam. Şirket 1 Ocak 2027'den itibaren bağımsız denetim kapsamına giriyor.
Aradaki fark tek bir yıl gibi görünse de, hazırlık açısından bir yıl az bir süre değil. Denetimin ilk yılı açılış bakiyelerinin doğrulanmasını gerektiriyor; yani 2027 denetiminde 31 Aralık 2026 bakiyeleri de sorgulanacak. Stok sayım tutanakları, cari mutabakat yazıları ve maddi duran varlık envanteri 2026 boyunca düzenli tutulmadıysa, geriye dönük üretilmeleri mümkün olmuyor.
Kapsama Girmek Yalnızca Denetim Demek Değil#
Bağımsız denetim kapsamına giren şirket, denetim ücretinin ötesinde üç yükümlülükle karşılaşıyor.
Finansal tablolar artık yalnızca vergi mevzuatına göre değil, Türkiye Finansal Raporlama Standartları ya da Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı çerçevesinde hazırlanacak. Kayıt düzeninin buna uygun kurulması gerekiyor.
Denetçi seçimi genel kurulun görevi ve zamanlaması bağlayıcı: TTK 399 uyarınca denetçi, görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilir. Yani 2027 denetimi için denetçinin 2027 içinde seçilmiş olması gerekir; yıl geçtikten sonra yapılan seçim geçerli olmaz ve mahkemeden denetçi atanması yoluna gidilir. Seçim sonrası tescil ve ilan yükümlülüğü de yönetim kurulundadır.
Üçüncüsü, kayıt kalitesinin görünür hale gelmesi. Cari hesap mutabakatsızlıkları, stok sayım farkları ve eksik belgelendirilmiş giderler denetim raporunda görüş şartına dönüşebiliyor.
Denetimin ilk yılı, sonraki yıllardan belirgin biçimde ağır geçiyor. Denetçi açılış bakiyelerini doğrulamak zorunda; yani denetimin başladığı yılın 1 Ocak bakiyeleri, henüz denetlenmemiş bir dönemden geliyor. Stokların fiili sayımla desteklenmesi, alacak ve borçların karşı taraf teyidiyle doğrulanması, maddi duran varlık envanterinin kıymet bazında eşleştirilmesi gerekiyor. Bu üç kalem, denetim öncesi hazırlığın da neredeyse tamamını oluşturuyor.
Bir de zamanlama meselesi var. Denetim, hesap dönemi kapandıktan sonra başlayan bir iş değil; ara dönem çalışmaları yıl içinde yürüyor. Kapsama gireceğini bilen şirketin, denetime tabi olacağı yılın ocak ayında değil, bir önceki yılın son çeyreğinde hazırlığa başlaması gerekiyor.
Zorunlu Olmadığı Halde Denetim Yaptırmak#
Kapsam dışında kalmak, denetim yaptıramamak anlamına gelmiyor. Esas sözleşmeye konulacak bir hükümle ya da genel kurul kararıyla, denetime tabi olmayan bir şirket de finansal tablolarını bağımsız denetimden geçirebiliyor.
Bunu tercih eden şirketlerin gerekçesi genellikle üç başlıkta toplanıyor: kredi limitlerini yükseltmek isteyen bankanın denetlenmiş tablo istemesi, yeni bir ortağın ya da yatırımcının due diligence sürecine hazırlık, ve ihracat yaptığı ülkedeki alıcının tedarikçi denetimi. Eşiklerin yükselmesiyle kapsam dışında kalan orta ölçekli şirketlerin bir kısmı, bu nedenlerle denetime isteğe bağlı olarak devam ediyor.
Zorunlu olmadan yaptırılan denetimin bir yan faydası da şu: eşiklere yaklaşan bir şirket için ilk denetim yılının sancısı, zorunlu hale geldiği yıla değil, hazırlıklı olduğu bir yıla denk geliyor.
Denetimden Çıktım, e-Defter Ne Olacak?#
Bu soru, eşikler her yükseldiğinde yeniden soruluyor ve cevabı çoğu şirketin beklediğinin tersi.
Bağımsız denetim, e-Defter zorunluluğunun tek kapısı değil; yalnızca kapılardan biri. 1 Ocak 2025'ten itibaren bilanço esasına göre defter tutmak tek başına e-Defter zorunluluğu doğuruyor. Anonim ve limited şirketler cirolarına bakılmaksızın birinci sınıf tacir sayıldığı ve bilanço esasına tabi olduğu için, denetim kapsamından çıkmaları e-Defter yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. Beratlar da aynı takvimle yüklenmeye devam ediyor: dönemi izleyen dördüncü ayda, gelir vergisi mükellefinde ayın 10'u, kurumlar vergisi mükellefinde 14'ü. Beratın aylık mı üç aylık mı yükleneceği tercihi de yerinde kalıyor; o seçim denetim kapsamından bağımsız işliyor. Kendi durumunuzu defter usulü, e-Fatura ve denetim bilgilerinizle birlikte e-Defter zorunluluğu sorgulama aracından kontrol edebilirsiniz.
Denetimden çıkmanın gerçek etkisi başka yerde: TTK 397/4 kapsamındaki denetim yükümlülüğü ve denetçi seçimi sona eriyor, finansal raporlama standardı zorunluluğu kalkıyor. Defter tarafında değişen bir şey olmuyor.
Kasım-Aralıkta Yapılacak Hesap#
Denetim eşikleri yıl sonunda bakılıp geçilecek bir tablo değil, bir yıl öncesinden planlanacak bir eşik. Kasım ayında on aylık rakamları on ikiye tamamlayıp üç ölçütü birlikte değerlendirmek, ertesi yılın bütçesine denetim ücretinin girip girmeyeceğini gösteriyor.
Aktif toplamı ve net satış hasılatı gibi kalemlerin dönem içinde takip edilebilmesi, mizanın ay ay kapanmasına bağlı. Eşiğe yaklaşan bir şirkette kapanış öncesi mizanda tutmayan satırlar aynı zamanda denetimin ilk yılında sorulacak sorular. PONEO'da satış hasılatı ve bilanço kalemleri dönemsel olarak raporlandığı için, eşiğe yaklaşan bir şirket bunu aralık ayını beklemeden görebiliyor. Kararın resmi metni ve kapsam listeleri için Kamu Gözetimi Kurumu sitesindeki ilgili düzenlemelere bakabilirsiniz.
- bağımsız denetim eşik değerleri 2026
- bağımsız denetime tabi şirketler
- 11066 sayılı cumhurbaşkanı kararı
- aktif toplamı 500 milyon tl
- net satış hasılatı 1 milyar tl
- bağımsız denetimden çıkma
