Maliyet bedelini Yİ-ÜFE ile artırabilmeniz için endeksteki artışın %10 veya üzerinde olması gerekir. Ölçüm iki belirli aya bakar: iktisap ayından bir önceki ay ile satış ayından bir önceki ay. Artış %9,9'da kalırsa endeksleme hiç uygulanmaz, maliyet nominal alış bedeli olarak kalır ve vergi bu yüzden iki katına yakın çıkabilir.

Kural nereden geliyor#
GVK mükerrer 81'in son fıkrası, elden çıkarılan mal ve hakların iktisap bedelinin Yİ-ÜFE artış oranında artırılarak tespit edileceğini söyler. Aynı fıkranın devamı ise bunu bir şarta bağlar: endeksleme yapılabilmesi için artış oranının %10 veya üzerinde olması gerekir.
Buradaki mantık, kısa süreli alım-satımlarda enflasyon düzeltmesinin devreye girmesini engellemek. Uygulamadaki sonucu ise keskin bir eşik. %10,1 ile %9,9 arasında hesaplama yöntemi kısmen değişmiyor, tamamen değişiyor. Kademeli bir geçiş, kısmi endeksleme ya da orantılı bir uygulama yok.
Endeks oranı şöyle bulunur: satış ayından bir önceki ayın Yİ-ÜFE değeri, iktisap ayından bir önceki ayın Yİ-ÜFE değerine bölünür. Çıkan katsayı 1,10 ve üzerindeyse endeksleme yapılır. Ay seçimi en sık hata yapılan adımdır — satışın yapıldığı ayın endeksi kullanılmaz, bir önceki ayınki kullanılır. Aynısı alış tarafı için de geçerlidir.
Aynı ev, aynı fiyat, 0,1 puanlık endeks farkı#
İki paralel senaryo kuralım. Nisan 2025'te 4.200.000 TL'ye alınan bir daire, Şubat 2026'da 5.600.000 TL'ye satılıyor. Satıcının üstlendiği tapu harcı ve emlakçı komisyonu toplamı 168.000 TL. Beş yıl dolmadığı için kazanç vergiye tabi. Endeks için bakılacak aylar Mart 2025 ve Ocak 2026.
Senaryo A — endeks artışı %9,9. Baraj aşılmadı, endeksleme yok.
- Satış bedeli: 5.600.000 TL
- Maliyet bedeli: 4.200.000 TL (nominal)
- Satış giderleri: 168.000 TL
- Brüt kazanç: 1.232.000 TL
- 2026 istisnası: 150.000 TL
- Matrah: 1.082.000 TL
Ücret dışı gelirler için geçerli 2026 tarifesiyle vergi: ilk 190.000 TL için %15'ten 28.500 TL, 190.000 ile 400.000 arası 210.000 TL için %20'den 42.000 TL, 400.000 ile 1.000.000 arası 600.000 TL için %27'den 162.000 TL, 1.000.000'u aşan 82.000 TL için %35'ten 28.700 TL. Toplam 261.200 TL.
Senaryo B — endeks artışı %10,0. Baraj tam tamına aşıldı, endeksleme uygulanıyor.
- Endekslenmiş maliyet: 4.200.000 × 1,10 = 4.620.000 TL
- Brüt kazanç: 5.600.000 − 4.620.000 − 168.000 = 812.000 TL
- İstisna sonrası matrah: 662.000 TL
Vergi: 28.500 + 42.000 + (262.000 × %27 =) 70.740. Toplam 141.240 TL.
Aradaki fark 119.960 TL. Endeks farkı ise sadece 0,1 puan. Aynı daire, aynı alış ve satış fiyatı, aynı istisna, aynı tarife — ve verginin neredeyse yarısı tek bir ondalık basamağa bağlı. Kendi tarihlerinizle bu iki senaryoyu görmek için değer artış kazancı hesaplama aracına satış ve alış tarihlerini girmek yeterli, araç hangi ayların endeksine bakılacağını da söylüyor.
150.000 TL'lik istisna bu farkı kapatmıyor#
Yaygın bir rahatlama refleksi var: "istisna zaten var, nasılsa düşülür." Doğru ama yanıltıcı. İstisna sabit bir tutardır ve her iki senaryoda da aynı 150.000 TL olarak matrahtan düşülür. Yani baraj altında kalmanın yarattığı 420.000 TL'lik matrah farkını hiçbir şekilde eritmez.
İstisnanın kendisiyle ilgili iki nokta da sık karışıyor. Birincisi, istisna satışın yapıldığı yılın tutarıdır; 2026'da satış yapıyorsanız 150.000 TL uygularsınız, 2024'te aldığınız için 87.000 TL değil. İkincisi, istisna yalnızca değer artış kazancına özgüdür, konut kira geliri istisnasıyla hiçbir ilgisi yoktur ve ikisi ayrı ayrı uygulanır.
Baraj neden özellikle kısa vadeli satışta ısırıyor#
Endeks artışı, elde tutma süresi uzadıkça neredeyse kaçınılmaz olarak %10'u aşar. Sorun, altı ay ile bir buçuk yıl arasında elden çıkarılan taşınmazlarda ortaya çıkar. Bu aralıkta enflasyon oranı yıllık bazda yüksek olsa bile, iki ay arasındaki kümülatif artış barajın altında kalabilir.
Şöyle düşünün: aylık Yİ-ÜFE artışı ortalama %1 seyrediyorsa on ayda kümülatif artış yaklaşık %10,5 olur ve baraj kıl payı aşılır. Ortalama %0,8'e inerse aynı on ayda artış %8,3'te kalır ve endeksleme hakkı tamamen kaybolur. İki durum arasındaki fark, satışı bir ay öteleyip ötelememekle değişebilecek kadar incedir. Enflasyon hesaplama aracıyla iki tarih arasındaki kümülatif artışı önceden ölçmek, satış tarihini belirlerken bakılacak ilk şeydir.
Burada dikkat edilecek asıl nokta şu: baraj satış tarihine duyarlıdır. Alış tarihi sabittir, elinizde değildir. Satış tarihi ise büyük ölçüde sizin kontrolünüzdedir. Barajın hemen altında kalan bir işlemde tapu devrini bir ya da iki ay ertelemek, endekslemeyi devreye sokabilir.
Hangi endeks kullanılıyor#
Kanun metni "toptan eşya fiyat endeksi" ifadesini kullanır. TÜİK bu seriyi yeniden yapılandırdığından beri uygulamada yurt içi üretici fiyat endeksi, yani Yİ-ÜFE esas alınır. Vergi Usul Kanunu da eski endeks adlarının üretici fiyat endeksi olarak okunacağını hükme bağlamıştır.
Tüketici fiyat endeksiyle karıştırmayın. TÜFE'nin on iki aylık ortalaması kira artışlarında kullanılır, değer artış kazancında hiçbir yeri yoktur. İki endeks aynı dönemde birbirinden birkaç puan ayrışabilir ve yanlış seriyi kullanmak, barajın aşılıp aşılmadığı sorusunu da yanlış cevaplatır.
Hesabın gözden kaçan kalemleri#
Maliyet bedeli yalnızca tapuda yazan rakam değildir. İktisap sırasında ödenen tapu harcı, komisyon ve benzeri giderler maliyete eklenir. VUK 272 kapsamındaki belgeli değer artırıcı harcamalar — kombi değişimi değil, gayrimenkulü genişleten ya da ömrünü uzatan işler — de maliyete girer ve bunlar kendi harcama aylarına göre ayrıca endekslemeye tabi tutulur.
Satış tarafında ise satıcının fiilen üstlendiği tapu harcı, ilan ve emlakçı komisyonu düşülür. Alıcının ödediği harcı düşemezsiniz.
Bir de kazancın tek başına vergilendirilmediğini unutmayın. Değer artış kazancı, aynı yılda beyan edilen diğer gelirlerle birleşerek tarifeye girer ve dilim sırası bu birleşmeden sonra kurulur.
Yukarıdaki B senaryosundaki 662.000 TL'lik matrah tek başına 141.240 TL vergi doğuruyordu. Aynı kişinin o yıl 900.000 TL beyana tabi serbest meslek kazancı da varsa toplam matrah 1.562.000 TL'ye çıkar. Dairenin kazancı artık tarifenin alt basamaklarından başlamaz; 900.000 TL'nin üstüne oturduğu için 100.000 TL'lik kısmı %27, kalan 562.000 TL'si %35 oranıyla vergilenir. Toplam vergi 429.200 TL, serbest meslek kazancının tek başına doğuracağı 205.500 TL düşüldüğünde daireye düşen pay 223.700 TL. Aynı satış, aynı endeks, aynı istisna — fakat kişinin diğer gelirleri yüzünden fatura 82.460 TL büyür. Bu yüzden satış tarihini belirlerken yalnızca barajı değil, o yılın diğer gelirlerini de hesaba katmak gerekir. Satışı bir sonraki yıla kaydırmak, kazancın daha düşük dilimlerde kalmasını sağlayabilir. Gelir vergisi hesaplama aracında diğer gelirleri de girip toplam yükü görmek, mart ayında sürprizle karşılaşmamanın en pratik yolu.
Endeksleme kazancı tamamen sıfırlayabilir#
Endekslenmiş maliyet ile satış giderlerinin toplamı satış bedelini aşarsa vergiye tabi bir değer artış kazancı doğmaz. Bu ihtimal, uzun süre elde tutulmuş ama nominal olarak beklenenden az değerlenmiş taşınmazlarda düşündüğünüzden sık gerçekleşir. Enflasyonun yüksek seyrettiği bir dönemde üç yıl elde tutulan bir dairenin satış fiyatı iki katına çıkmış olsa bile, endekslenmiş maliyet onu geçebilir.
Sonuç ikili: kazanç doğmadığı için vergi de yoktur, o gelir için beyanname de verilmez. Barajın önemi tam da burada beliriyor — %10 eşiği aşılamadığında bu kapı hiç açılmaz ve nominal fark olduğu gibi vergilenir.
Sık yapılan dört hata#
Endeks ayını yanlış seçmek listenin başında geliyor. Satış ayının değil, ondan bir önceki ayın endeksine bakılır; alış tarafında da aynı kaydırma yapılır.
İkincisi istisnayı yanlış yılın tutarıyla uygulamak. İstisna satış yılına aittir, alış yılına değil.
Üçüncüsü barajı orantılı sanmak. Artış %8'de kaldıysa maliyeti %8 artırma hakkınız yoktur, endeksleme hiç uygulanmaz.
Dördüncüsü satış giderlerini karıştırmak. Yalnızca satıcının fiilen üstlendiği harç, komisyon ve ilan gideri düşülür; alıcının ödediği tapu harcı sizin hesabınıza girmez.
Beş yıl dolduysa bu tartışmanın hiçbiri geçerli değil#
Bedelle edinilmiş bir gayrimenkul, iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçtikten sonra satılırsa değer artış kazancı doğmaz. Endeksleme, baraj, istisna, tarife — hiçbiri devreye girmez, beyanname de verilmez. Süre takvim günü olarak sayılır, yıl atlaması gibi bir kolaylık yoktur; 12 Mart 2021'de alınan bir daire 11 Mart 2026'da satılırsa süre dolmamıştır.
Miras ya da bağış yoluyla, yani ivazsız edinilen taşınmazlarda ise beş yıl şartı hiç aranmaz. Satış ne zaman yapılırsa yapılsın değer artış kazancı doğmaz.
Beyan tarafında takvim şöyle işler: satış hangi yıl yapıldıysa, izleyen yılın mart ayının son gününe kadar yıllık gelir vergisi beyannamesi verilir. Ödeme iki taksittir — mart ve temmuz aylarının son günü. Şubat 2026'da yapılan bir satış, Mart 2027'de beyan edilir. Bu tür tek seferlik ama büyük tutarlı beyanları takvimde tutmak, beyanname takvimini elle izlemek yerine PONEO gibi bir ön muhasebe düzenine bırakıldığında unutulma riski ortadan kalkar.
Satıştan önce yapılacak üç kontrol#
Beş yılın dolup dolmadığına bakın. Dolduysa gerisi konu dışı. Dolmadıysa iki endeks ayını belirleyin ve aradaki artışı hesaplayın; %10'un hemen altındaysa satış tarihini gözden geçirin. Son olarak maliyet tarafına eklenebilecek belgeli harcamaları toplayın — çünkü endeksleme uygulanamıyorsa matrahı aşağı çekecek tek kalem onlar kalır.
Güncel Yİ-ÜFE serisi TÜİK tarafından yayımlanır, istisna tutarları ve tarife ise her yıl Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenir. Yürürlükteki metinler için Gelir İdaresi Başkanlığı sitesindeki mevzuat bölümüne bakılabilir.
- değer artış kazancı yi-üfe endeksleme şartı
- gayrimenkul maliyet bedeli endeksleme
- değer artış kazancı istisnası 2026
- 5 yıl kuralı gayrimenkul
- ev satış kazancı vergisi hesabı
