Sabit kıymetlerinizi güncellemenin bu yıl tek yolu VUK mükerrer 298'in (Ç) fıkrasındaki sürekli yeniden değerleme. 2026'nın ikinci geçici vergi dönemi için oran, KVK-73 sirküleriyle %11,51 olarak açıklandı. Uygulama ihtiyari, kıymet bazında seçilebiliyor ve doğan değer artışı vergilendirilmiyor. Karşılığında amortisman gideriniz kalıcı olarak büyüyor.

Neden başka seçenek kalmadı#
7571 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanunu'na eklenen geçici 37'nci madde, 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapılmayacağını hükme bağladı. Endeks ne olursa olsun, şartların oluşup oluşmadığına bakılmıyor.
Maddenin üçüncü fıkrası ise bir kapı açıyor: düzeltmenin uygulanmadığı dönemler, mükerrer 298'in (Ç) fıkrası bakımından şartların gerçekleşmediği dönem sayılıyor. Yani düzeltme askıda olduğu için sürekli yeniden değerleme serbest.
İki müesseseyi eşitlemek yanlış olur. Enflasyon düzeltmesi kıymeti iktisap tarihinden itibaren endeksler ve bilançonun tamamını kapsar. Yeniden değerleme yalnızca amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve yalnızca cari dönemden ileriye doğru düzeltir. Ama elde kalan araç bu.
Kim yapabilir, kim yapamaz#
Sürekli yeniden değerleme herkese açık değil. Yararlanabilmek için tam mükellefiyete tabi olmak ve bilanço esasına göre defter tutmak gerekiyor.
Bu iki şart pratikte geniş bir kesimi dışarıda bırakıyor. İşletme hesabı esasına göre defter tutan ikinci sınıf tüccarlar kapsam dışı. Serbest meslek erbabı da öyle, çünkü serbest meslek kazanç defteri bilanço esası sayılmaz. Basit usul mükelleflerinin zaten böyle bir gündemi yok.
İkinci sınıftan birinci sınıfa geçmeyi tartan bir işletme için bu hesaba katılması gereken bir kalem. VUK'un 177'nci maddesindeki hadler 2026 için alışta 2.500.000 TL, satışta 3.500.000 TL. Haddi aşıp bilanço esasına geçen işletmenin önünde yeniden değerleme kapısı da açılıyor.
Bir grup ise tam tersi gerekçeyle dışarıda: münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın ve gümüş alım-satımı ve imaliyle uğraşan mükellefler. Onlarda enflasyon düzeltmesi askıya alınmadı, düzeltme yapmaya devam ettikleri için yeniden değerleme yapamazlar.
%11,51 nereden geliyor, %4,19 ile ilişkisi ne#
Geçici vergi dönemlerinde kullanılacak oran, bir önceki yılın kasım ayından başlamak üzere üçer, altışar ve dokuzar aylık dönemlerdeki Yİ-ÜFE ortalama fiyat artışına göre belirleniyor. Bu yüzden sirkülerlerde açıklanan oranlar yıl başından itibaren kümülatiftir.
2026 için tablo şöyle: birinci geçici vergi döneminde %4,19 (KVK-72, 10 Nisan 2026), ikinci geçici vergi döneminde %11,51 (KVK-73).
Buradan çıkan ve çoğu kaynağın atladığı sonuç şu. İlk dönemde değerleme yapmadıysanız ikinci dönemde doğrudan %11,51'i uygularsınız. İlk dönemde %4,19 ile değerleme yaptıysanız aynı kıymete %11,51'i bir daha uygulayamazsınız, çünkü o oran zaten ilk çeyreği içeriyor. İkinci dönemde uygulayacağınız oran ikisinin arasındaki farktır:
1,1151 ÷ 1,0419 − 1 = %7,03
İki oranı arka arkaya uygulayan bir mükellef kıymetini gerçekte olduğundan yaklaşık dört puan fazla değerlemiş olur. Matrahı olduğundan düşük gösterdiği için de eleştiri konusu yapılabilir.
Bir de yıllık yeniden değerleme oranı var, onunla karıştırmayın. 585 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile ilan edilen %25,49'luk oran hadleri ve maktu cezaları artırmakta kullanılır. Sabit kıymet değerlemesinde işi olmaz.
Hangi kıymet girer, hangisi girmez#
Kapsam (Ç) fıkrasının kendi tanımıyla sınırlı: amortismana tabi iktisadi kıymetler. Bu tanım göründüğünden daha eleyici.
Boş arsa ve araziler amortismana tabi olmadığı için kapsam dışında kalır. Aynı gerekçeyle sanat eserleri de girmez. Buna karşılık bina, makine, tesisat, taşıt, demirbaş ve özel maliyet bedelleri kapsamdadır.
Maliyet bedeline eklenmiş kur farkları ve kredi faizleri yeniden değerlemeye tabi tutulmaz. Yatırım döneminde aktifleştirilen finansman giderleri kalemin içinde duruyorsa, değerleme matrahından ayrıştırılması gerekir. Bu ayrım özellikle ithal makine alan işletmelerde ciddi tutarlara karşılık gelir.
Hesap dönemi içinde aktife giren kıymetler, aktife girdiği hesap döneminde yeniden değerlemeye tabi tutulamaz. Mart 2026'da satın aldığınız bir tezgâh için 2026'da değerleme yapamazsınız, sıra 2027'ye gelir.
Uygulamanın ihtiyari olması iki katmanlı. Yeniden değerleme yapıp yapmamak mükellefin tercihine bırakılmıştır; hangi kıymetler için yapılacağı da öyle. Zararda kapatacağınız bir dönemde amortismanı büyütmenin bir anlamı olmayabilir, o zaman değerleme yapmazsınız. Ya da yalnızca kalan faydalı ömrü uzun olan kıymetleri değerlersiniz.
Rakamla: bir enjeksiyon makinesi#
Bursa'da plastik enjeksiyon kalıplama yapan bir limited şirket, Mart 2025'te 2.400.000 TL'ye bir enjeksiyon makinesi aldı. Faydalı ömür on yıl, normal amortisman oranı %10. 2025 yılı amortismanı 240.000 TL ayrıldı, 31 Aralık 2025 itibarıyla net defter değeri 2.160.000 TL.
Kıymet 2025'te aktife girdiği için o yıl değerlenemedi. 2026'nın birinci geçici vergi döneminde de işlem yapılmadı. Şirket ikinci geçici vergi döneminde %11,51 ile değerleme yapmaya karar veriyor. Yöntem tek cümle: maliyet bedeli ve birikmiş amortisman aynı oranla çarpılır.
| Kalem | Değerleme öncesi | %11,51 sonrası | Artış |
|---|---|---|---|
| Maliyet bedeli | 2.400.000 TL | 2.676.240 TL | 276.240 TL |
| Birikmiş amortisman | 240.000 TL | 267.624 TL | 27.624 TL |
| Net defter değeri | 2.160.000 TL | 2.408.616 TL | 248.616 TL |
522 numaralı fon hesabına yazılacak değer artışı 248.616 TL. Bu tutar vergilendirilmiyor, bilançonun pasifinde özkaynak içinde duruyor.
Asıl etki gider tarafında. 2026 yılı amortismanı artık yeni maliyet üzerinden hesaplanıyor: 2.676.240 × %10 = 267.624 TL. Eski hesapla 240.000 TL'ydi, aradaki fark yıllık 27.624 TL ek gider.
Kalan dokuz yıl boyunca bu fark tekrarlanır. Toplam ek gider 248.616 TL, yani fon hesabındaki tutarın tamamı. %25 kurumlar vergisi oranıyla dokuz yıla yayılan vergi tasarrufu 62.154 TL, yıllık karşılığı 6.906 TL.
İkinci geçici vergi dönemi beyanına isabet eden kısım daha küçük. Altı aylık döneme düşen ek amortisman 13.812 TL, vergi karşılığı 3.453 TL. Tek bir makine için mütevazı bir rakam; kıymet listesi kalabalık bir imalatçıda toplam bambaşka bir yere gider. Kendi kıymetleriniz için aynı tabloyu yeniden değerleme hesaplama aracıyla çıkarabilir, ortaya çıkan yeni maliyet üzerinden kalan yıllara düşen itfa planını amortisman hesaplama sayfasında görebilirsiniz.
Asgari kurumlar vergisi tarafındaki sessiz kazanç#
Burada az konuşulan bir avantaj var. KVK'nın 32/C maddesi uyarınca hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10'undan az olamaz.
Yeniden değerlemenin sağladığı ek amortisman bir indirim ya da istisna değil, doğrudan gider. Dolayısıyla asgari kurumlar vergisinin matrahını da aşağı çeker. Ar-Ge indirimi, yatırım indirimi ya da istisna kazancı bulunan ve bu yüzden asgari vergiye takılan işletmelerde yeniden değerleme, iki taraftan birden çalışan nadir araçlardan biri.
Fon hesabıyla ne yapabilirsiniz, ne yapamazsınız#
522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları hesabı özkaynak kalemidir ve üç ihtimali vardır.
Sermayeye ilave edilebilir. Bu durumda vergi doğmaz, kâr dağıtımı sayılmadığı için stopaj da hesaplanmaz. Özkaynağın nominal sermaye tarafına geçmesi, TTK'nın sermaye kaybı hükümleri açısından da rahatlatıcıdır.
Sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilirse ya da işletmeden çekilirse, o işlemin yapıldığı dönem kazancıyla ilişkilendirilmeksizin gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Yani fonu kâr dağıtımı gibi kullanmanın maliyeti vardır.
Üçüncüsü, çoğu yazıda atlanan hâl: kıymet elden çıkarıldığında ne olur. Yeniden değerlemeye tabi tutulan bir kıymet satıldığında, ona isabet eden fon tutarı aynen amortismanlar gibi işleme tabi tutulur. Pratikte bu, satış kazancının değerleme öncesindeki hâline dönmesi anlamına gelir. Yeniden değerleme satış kârınızı küçültmez, yalnızca vergiyi kıymetin ömrüne yayar.
Bu ayrımı bilmek özellikle iki üç yıl içinde yenilemeyi planladığınız kıymetlerde önemli. Kısa vadede satacağınız bir makineyi değerlemenin net vergisel getirisi, uzun ömürlü bir binayı değerlemenin yanında oldukça küçük kalır.
Yeniden değerleme neyi telafi etmiyor#
Dürüst olmak gerekirse bu uygulama enflasyon düzeltmesinin yerine geçmiyor.
Yeniden değerleme yalnızca amortismana tabi kıymetlere dokunuyor. Stoklar kapsamda değil. Depoda bekleyen mal alındığı günkü fiyatla kayıtlı kalmaya devam ediyor ve satıldığında aradaki farkın tamamı kâr olarak vergileniyor. Alacaklar da kapsamda değil; 180 gün vadeyle verdiğiniz bir alacağın erimesi hiçbir satırda gider olarak görünmüyor. Kendi alım ve satım tarihlerinizle bu erimenin büyüklüğünü enflasyon hesaplama aracında Yİ-ÜFE ya da TÜFE serisi üzerinden görebilirsiniz.
Bir de geçmiş var. Yeniden değerleme cari dönemden itibaren çalıştığı için, 2015'te alınmış bir kıymetin aradaki on yıllık aşınması geri gelmiyor. Enflasyon düzeltmesi bunu yapardı.
Beyandan önce üç kontrol#
Kıymet listesini temizleyin. Hurdaya ayrılmış ya da satılmış kıymetler listede duruyorsa değerleme tutarı yanlış çıkar. Aynı şekilde dönem içinde aktife giren kıymetleri ayırın, onlar bu yıl değerlenmez.
Maliyet bedellerinin içindeki kur farkı ve kredi faizi tutarlarını ayrıştırın. Bu ayrıştırmayı yapmadan hesaplanan artış, olması gerekenden büyük çıkar.
Birinci geçici vergi döneminde değerleme yaptıysanız ikinci dönemde kullanacağınız oranın %11,51 değil %7,03 olduğunu not düşün. Bu tek satırlık hata, bir sonraki incelemede matrah farkı olarak karşınıza çıkar.
Sabit kıymet kartlarını, iktisap tarihlerini ve hangi kıymetin hangi dönemde değerlendiğini bir yerde topluca görmek bu işin yarısı. Kıymet kartını amortisman planıyla birlikte tutan bir ön muhasebe düzeni, dördüncü geçici vergi döneminde aynı listeyi yeniden çıkarma zahmetinden de kurtarır.
Mükerrer 298'in tam metni ve geçici 37'nci madde için mevzuat.gov.tr üzerinden Vergi Usul Kanunu'na bakabilirsiniz.
- enflasyon düzeltmesi yerine yeniden değerleme
- 2026 ikinci geçici vergi dönemi yeniden değerleme oranı
- VUK mükerrer 298/Ç uygulaması
- 522 fon hesabı sermayeye ilave
- hangi sabit kıymetler yeniden değerlenir
- yeniden değerleme zorunlu mu ihtiyari mi
