2026'da 12.000 TL Altı Demirbaş: Gider mi Amortisman mı?

PONEOM Teknoloji A.Ş.Ürün ve İçerik Ekibi7 dk

2026 hesap döneminde bedeli 12.000 TL'yi aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmadan doğrudan gider yazılabilir. Haddin dayanağı Vergi Usul Kanunu'nun 313'üncü maddesi, tutarı belirleyen ise 588 Sıra No.lu Genel Tebliğ. Kritik nokta maddenin son cümlesinde: iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz eden kıymetlerde had tek tek değil, topluca uygulanır.

Kapak görseli: 2026'da 12.000 TL Altı Demirbaş: Gider mi Amortisman mı? (Ön Muhasebe, 7 dakikalık okuma)

Haddi belirleyen iki satır#

VUK 313, amortismanın genel kuralını koyduktan sonra bir istisna tanır: işletmede kullanılan ve değeri belirlenen haddi aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar ile peştemallıklar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan gider yazılabilir. Bu had her yıl yeniden değerleme oranıyla artırılır. 2026 için uygulanan oran %25,49'dur ve 585 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile ilan edilmiştir. Haddin kendisi ise 588 Sıra No.lu Tebliğ'de 12.000 TL olarak yer alır.

Aynı tebliğde fatura düzenleme haddinin de 12.000 TL olduğunu göreceksiniz. İki tutarın eşit olması tesadüf değil, ikisi de aynı mekanizmayla artırıldığı için böyle. Ama bunlar iki ayrı maddedir ve iki ayrı soruyu cevaplar: 232'nci madde "fatura kesmek zorunda mıyım" sorusunun, 313'üncü madde "gider mi yazayım amortisman mı ayırayım" sorusunun haddidir. Uygulamada bu ikisinin karıştırıldığını sık görüyoruz.

Bir de kelime seçimine dikkat edin. Kanun "gider yazılır" demiyor, "gider yazılabilir" diyor. Yani had altında kalmak amortisman ayırmayı yasaklamaz.

Bütünlük arz etmek ne demek#

Maddenin son cümlesi şudur: iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır. Cümle kısa ama uygulamada en çok matrah farkı doğuran hüküm burasıdır.

Konya'da mobilya montaj hizmeti veren bir limited şirket düşünün. Mart ayında yeni toplantı odasını döşemek için tek faturayla sekiz adet toplantı sandalyesi alıyor, birim bedel 3.000 TL. Ön muhasebeyi tutan kişi faturaya bakıyor, her sandalyenin 12.000 TL'nin çok altında olduğunu görüyor ve 24.000 TL'yi tek kalemde 255 numaralı hesap yerine doğrudan gidere atıyor.

Bu kayıt hatalıdır. Sekiz sandalye tek bir toplantı odasının donanımını oluşturur, birlikte alınmıştır, birlikte kullanılır ve birbirinden ayrılınca amaçlanan işlevi kaybeder. Kanunun aradığı bütünlük tam olarak budur. Karşılaştırılacak tutar 3.000 TL değil, 24.000 TL'dir ve had aşıldığı için kıymet amortismana tabi tutulmalıdır.

Rakama dökelim. Amortisman listesinde büro mobilyası için öngörülen faydalı ömür beş yıl kabul edilirse yıllık oran %20, yıllık amortisman 4.800 TL olur. Doğrudan gider yazma yolunu seçen işletme 2026 matrahını 24.000 TL azaltmış görünür, oysa yazabileceği tutar 4.800 TL'dir. Aradaki 19.200 TL matrah farkı, %25 kurumlar vergisi oranıyla 4.800 TL'lik bir vergiye karşılık gelir.

Verginin tamamen kaybolmadığını da söyleyelim: sonraki dört yılda amortisman gideri işlemeye devam eder, toplam gider aynı yere varır. Ancak inceleme elemanı 2026 dönemine bakar, o dönemin matrahını eksik bulur ve vergi ziyaı cezasıyla gecikme faizi bu fark üzerinden hesaplanır. Sonraki yıllarda düzelecek olması cezayı ortadan kaldırmaz.

Faturayı bölmek işe yaramaz#

Çoğu kaynak bu konuyu "aynı faturada alma, ayrı ayrı al" tavsiyesiyle kapatır. Kanun metninde fatura diye bir ölçü geçmez. Ölçü, kıymetlerin birbiriyle iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük oluşturup oluşturmadığıdır. Sekiz sandalyeyi üç ayrı faturaya bölmek, onları üç ayrı toplantı odası donanımına dönüştürmez.

Aşağıdaki tablo dört tipik durumu yan yana koyuyor.

AlımBelgeBedelBütünlükSonuç
Toplantı odası için 8 sandalyeTek fatura8 × 3.000 = 24.000 TLVarAmortisman
Aynı 8 sandalye, üç faturaya bölünmüş3 fatura24.000 TLVarAmortisman
Sunucu ve ona bağlanan disk ünitesi2 fatura9.500 + 6.500 = 16.000 TLVarAmortisman
Muhasebe odasına masa, sahaya dizüstü2 fatura7.400 TL ve 9.800 TLYokAyrı ayrı gider

Son satırdaki iki kıymet birbirinden bağımsız işler görür, farklı birimlerde kullanılır ve biri olmadan diğeri işlevini yitirmez. Bunları toplamak da hatalı olur. Yani kural iki yönlü çalışır: bütünlük varken ayırmak ne kadar yanlışsa, yokken toplamak da o kadar yanlıştır.

Sınırda kalan durumlarda pratik bir soru işinizi görür: bu kıymetlerden birini söküp başka bir birime verseniz, kalanlar amaçlandığı gibi çalışmaya devam eder mi? Cevap hayırsa bütünlük vardır.

Karşılaştırılacak tutar, fatura tutarı değildir#

Bir ayrıntı daha var ve haddin sınırında dolaşan alımlarda kararı tek başına değiştirebiliyor. VUK 313 "değeri" der, VUK 262 ise bu değerin ne olduğunu tanımlar: maliyet bedeli, bir iktisadi kıymetin iktisap edilmesi ya da değerinin artırılması dolayısıyla yapılan ödemelerle bunlara bağlı bütün giderlerin toplamıdır.

Yani nakliye, sigorta, gümrük vergisi, montaj ve kurulum bedelleri kıymetin maliyetine girer. 11.200 TL'ye alınan bir vitrin dolabının 1.400 TL nakliye ve montaj faturası varsa, karşılaştırılacak tutar 11.200 değil 12.600 TL'dir ve had aşılmıştır. Bu kalemler çoğu zaman ayrı bir faturayla, üstelik ayrı bir tedarikçiden geldiği için ön muhasebede "nakliye gideri" olarak işlenir ve bağlantı kurulmaz.

Kullanılmış kıymet alımında da aynı kural işler. İkinci elden alınan bir kıymette esas alınacak bedel, sizin ödediğiniz bedeldir. Kıymetin ilk sahibindeki değeriyle ya da kalan ömrüyle ilginiz yoktur.

Sonradan yapılan harcamalarda ise ölçü değişir. Mevcut bir kıymetin normal bakım ve onarımı doğrudan giderdir. Kıymetin değerini ya da faydalı ömrünü artıran ilaveler ise kıymetin maliyetine eklenir ve o kıymetin kalan ömrü boyunca itfa edilir. Bir tezgâha 9.000 TL'lik yeni bir modül takıldığında, sorulacak soru tutarın 12.000 TL'nin altında olup olmadığı değil, tezgâhın kapasitesini artırıp artırmadığıdır.

KDV dahil mi, hariç mi#

Bu ayrım, haddin hemen altında kalan alımlarda sonucu tersine çevirebilir.

KDV'yi indirim konusu yapabilen bir mükellefte yüklenilen vergi maliyete girmez, 191 numaralı hesapta izlenir. Dolayısıyla 313'üncü madde haddiyle karşılaştırılacak bedel, KDV hariç tutardır. Buna karşılık indirim hakkı bulunmayan mükelleflerde, örneğin faaliyeti tamamen istisna kapsamında olanlarda, KDV indirilemediği için kıymetin maliyetine eklenir ve karşılaştırma KDV dahil tutar üzerinden yapılır.

11.000 TL'lik bir yazıcı, KDV indirim hakkı olan işletmede haddin altında kalır ve doğrudan gider yazılabilir. Aynı yazıcı, indirim hakkı olmayan mükellefte %20 KDV ile 13.200 TL'ye çıkar, haddi aşar ve amortismana tabi tutulur.

Had aşıldığında ne oluyor#

Kıymet aktifleştirildiğinde amortisman, iktisap edildiği yıldan itibaren tam yıl üzerinden ayrılır. Binek otomobiller dışında kıst amortisman uygulaması yoktur, yani ekim ayında alınan bir kıymet için de o yılın tamamına isabet eden amortisman hesaplanır. Normal yöntemin yanında azalan bakiye yöntemini seçebilirsiniz; bu yöntemde oran normal oranın iki katıdır ama hiçbir hâlde %50'yi geçemez. İlk yıllarda daha yüksek gider yazmak isteyen işletmeler için anlamlı bir tercihtir. İki yöntemin yıllık tablosunu amortisman hesaplama aracıyla yan yana görebilirsiniz.

Aktifleştirilen kıymetin bir avantajı daha var. Enflasyon düzeltmesi 2027 sonuna kadar askıda olduğu için sabit kıymet değerlerini güncellemenin yolu VUK mükerrer 298/Ç'deki sürekli yeniden değerlemedir. Maliyet bedeli ve birikmiş amortisman aynı dönem oranıyla çarpılır, net değerdeki artış 522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları hesabında izlenir ve vergilendirilmez. Artan tutar üzerinden amortisman ayrılmaya devam edildiği için gider de büyür. 24.000 TL'lik sandalye takımında bu etkiyi yeniden değerleme hesaplama sayfasında deneyebilirsiniz. Doğrudan gider yazılan bir kıymette böyle bir imkân kalmaz, çünkü aktifte izlenen bir bedel yoktur.

Gider yazmak her zaman avantajlı değil#

Had altındaki her kıymeti otomatik olarak gidere atmak refleks hâline gelmiş durumda. Oysa seçim, işletmenin o yılki kâr durumuna göre yapılmalıdır.

Yıl içinde zarar beklenen ya da matrahı zaten düşük olan bir işletmede 12.000 TL'lik gideri tek dönemde kullanmak, giderin karşılığında hiçbir vergi avantajı yaratmaz. Aynı tutarı beş yıla yayarsanız, kârın oluşacağı yıllarda gider yazma imkânınız olur. Geçici vergi dönemleri arasındaki dalgalanmayı yönetmek isteyen işletmeler için de aynı mantık geçerlidir.

Tersi de doğru. Kârlı bir yılda, üstelik yıllık gelirin üst dilimlere tırmandığı bir dönemde, had altındaki kıymetleri doğrudan gidere atmak nakit akışı açısından yerinde bir tercihtir.

Bu kararın fatura kayıt anında verilmesi gerekiyor ve ayda yüzlerce fatura işleyen bir işletmede her seferinde ayrı ayrı düşünmek gerçekçi değil. Ön muhasebe tarafında yapılacak şey, demirbaş niteliğindeki alımları ayrı bir kategoride toplamak ve dönem sonunda topluca değerlendirmek. PONEO'da fatura kalemlerini demirbaş olarak işaretlediğinizde bu kalemler ayrı bir listede birikiyor, böylece bütünlük arz eden alımları dönem kapanmadan yakalayabiliyorsunuz.

Kaydın iki farklı yüzü#

İki tercihin defterdeki karşılığı da farklıdır ve bu fark, dönem sonunda mizanı okuyan herkesi etkiler.

Doğrudan gider yazma yolunda tutar, kullanım yerine göre bir gider hesabına atılır: üretimde kullanılıyorsa genel üretim giderlerine, satış biriminde kullanılıyorsa pazarlama giderlerine, idari birimde kullanılıyorsa genel yönetim giderlerine. Yüklenilen KDV indirim konusu yapılabiliyorsa 191 İndirilecek KDV hesabına alınır. Kıymet aktifte hiç görünmez.

Aktifleştirme yolunda kıymet 255 Demirbaşlar hesabına girer, her yıl ayrılan amortisman 257 Birikmiş Amortismanlar hesabında biriktirilirken karşılığı gider hesaplarına yazılır. Kıymet bilançoda net değeriyle durmaya devam eder.

Bu ayrımın gözden kaçan bir sonucu var. Doğrudan gider yazılan demirbaş envanterde görünmediği için, birkaç yıl sonra sayım yapıldığında fiilen kullanılan ama kayıtlarda hiçbir izi olmayan bir kıymet yığını ortaya çıkar. Sigorta ederi, satış hâlinde çıkacak kâr, hatta çalınma ya da hasar durumunda ispat kolaylığı bu kayıtlara bağlıdır. Vergisel olarak serbest bırakılan bir tercihin işletme yönetimi tarafında bedeli olabiliyor.

Kayıt sırasında sorulacak üç soru#

Bir demirbaş faturasını işlerken sırayla şunlara bakın. Bu kıymet başka kıymetlerle birlikte tek bir işlevi mi görüyor? KDV'yi indirebiliyor musunuz, yoksa maliyete mi ekleyeceksiniz? Bu yıl kârlı mı kapatacaksınız?

Üç sorunun cevabı, 12.000 TL'lik haddin sizin faturanızda nereye düştüğünü söyler. Haddin güncel hâli ve dayanağı olan tebliğler için Gelir İdaresi Başkanlığı sitesindeki mevzuat bölümü doğrudan kaynaktır.

  • demirbaş gider yazma sınırı 2026
  • doğrudan gider yazılabilecek demirbaş tutarı
  • VUK 313 haddi
  • küçük demirbaş sınırı
  • amortisman ayırma zorunluluğu
Konuyla ilgili hesaplama araçları
AmortismanNormal ve azalan bakiye yöntemiyle yıllık amortisman tablosunu çıkarın.Yeniden DeğerlemeSabit kıymetlerinizi dönem oranıyla güncelleyin; fon hesabına yazılacak değer artışını ve ek amortisman avantajını görün.KDV HesaplamaKDV dahil ve hariç tutarları %1, %10 ve %20 oranlarıyla anında çevirin.
Diğer hesaplama araçları
Enflasyon Hesaplamaİki tarih arası enflasyonu ve paranın alım gücündeki değişimi TÜFE ya da Yİ-ÜFE ile hesaplayın.

Sık sorulanlar

2026 hesap döneminde bedeli 12.000 TL'yi aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar doğrudan gider yazılabilir. Kıymetler iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz ediyorsa had, tek tek bedellere değil toplam bedele uygulanır. Sekiz adet 3.000 TL'lik sandalyede bakılacak tutar 24.000 TL olur ve amortisman ayırmak zorunlu hâle gelir.

KDV'yi indirim konusu yapabilen mükellefler haddi KDV hariç bedelle karşılaştırır. İndirim hakkı bulunmayan mükelleflerde vergi maliyete eklendiği için karşılaştırma KDV dahil tutar üzerinden yapılır. 11.000 TL'lik bir demirbaş birinci mükellefte doğrudan gider yazılabilirken, ikincisinde 13.200 TL'ye çıkar ve haddi aşar.

Evet. VUK 313'teki hüküm bir zorunluluk değil, seçimlik haktır. Zarar beklenen bir dönemde kıymeti aktifleştirip amortisman ayırmak, gideri kârın oluşacağı yıllara yaymak açısından daha isabetli olabilir.

Benzer yazılar

Tüm yazılar
Ön Muhasebe

Kapanıştan Önce Mizanda Tutmayan 12 Satır

Dönem sonu kapanıştan önce mizanda kasa, devreden KDV ve alacak hesaplarını kontrol edin. On iki satırın her birinin vergi riskini tek tek görün.

PONEOM Teknoloji A.Ş.Ürün ve İçerik Ekibi7 dk

Sorunuz mu var?
Hemen bizi arayın.